Zarafet Artık Popüler Değil- Demna Gvasalia

Demna Gvasalia’nın şu sıralar neden Paris’in en gözde tasarımcısı olduğunu anlamak için önce Paris’le ilgili bildiğiniz herşeyi unutmalısınız. Catherine Deneuve, Jane Birkin, Françoise Hardy; evet her şeyi unutun. Trençkotları, ipek bluzları, bale ayakkabılarını ve hasır çantaları da. Hatta Montmartre’daki Amélie’yi ve Ladurée’nin önünde poz veren Carrie Bradshaw’u da unutun.

Vetements ve Balenciaga’nın tasarımcısı Demna Gvasalia’nın Paris’i o alışılagelmiş Paris değil. Spiral isimli Fransız polisiye dizisini izliyorsanız Gvasalia’nın Paris’ine aşina olabilirsiniz veya Leila Slimani’nin romanı Lullaby’ı okuduysanız da Gvasalia’nın Paris’ini anlayabilirsiniz. Bu yeni Paris fast food yenen ve cazibeli giyinmenin dar kot pantolonlar ve sahte çantalar anlamına geldiği bir şehir. Bu şehirde artık Edith Piaf’ın nostaljik şarkıları yerine her köşe başında farklı diller kulağa çalınıyor.

Geçtiğimiz günlerde Demna Gvasalia yeni Vetements koleksiyonunu erkek moda haftasında Les Puces de Saint- Quen adlı bit pazarında gerçekleştirdi. Modeller eski aynalar, antikalar ve ikinci el halılarla dolu tezgahların aralarını podyum olarak kullandı. Konum olarak Gvasalia’nın bu seçimi moda haftalarının gösterişli ortamlarından oldukça uzak. Modeller ise başörtüleri ve yağmur montları ile slogan tişörtler ve sweatshirtler giyiyordu. Yani herşey alışılagelmişin dışında.

“Bence günümüzde artık zarafet önemli değil. Vetements markası sokakla ilgili ve sokakta insanlar zarif görünmeyi amaçlamıyorlar”- Demna Gvasalia

Vetements defilesinden bir hafta sonra stüdyosunda 4 Mart’ta gerçekleştireceği Balenciaga şovu için çalışmaya başlıyor Gvasalia. Birçok defilede parçalar son dakikaya kadar kırışmasınlar diye kılıflarında bekletilip, son dakika giyilir. Gvasalia ise stylingi kendi yaptığı defilelerinde modelleri erken giydirip kuliste defilenin başlamasına kadar sohbet ortamı oluşturuyor. Böylece defilede tüm kıyafetlerin üzerinde birazcık yaşanmışlık hissi oluyor. Demna’ya göre giyilen ister bir Vetements kapüşonlusu, ister bir Couture elbise olsun önemli olan giyen kişinin kendini o kıyafetin içinde mutlu hissetmesi.

Demna Gvasalia

Zamanında Vogue’a verdiği röportajında da söylediği gibi Gvasalia için mütevazi olmak günümüzün yeni popüler konsepti.  2014 yılında Vetements’e dahil olan tasarımcı her zaman sıradışı konseptler ortaya çıkarmayı başarıyor. Bunlar arasında modellerin önünde DHL yazan tişörtlerle bir Çin restoranında yürüdüğü şov en unutulmazlardan. Kabul edelim Vetements artık günümüzün en etkili modern moda markası. Pahalı kapüşonlulara olan ilgi ve uzun floral elbiselerin popüler olması hep Vetements’in etkisi.

Gvasalia, Balenciaga’nın kreatif direktörü olduğunda kendisinin de dünyası bir o kadar havalı oldu. Kanye West ve Kim Kardashian gibi isimler Balenciaga’nın şovlarını kaçırmaz olmuşlardı.

“Benim görüşümde farklı olan şey pragmatizm. Moda dünyası gerçek dünya değil ve benim estetik anlayışım ise hipergerçeklik. Ben bir çeşit rüya yaşamakla ilgilenmiyorum, bu çok sıkıcı olurdu.”  diyen Gvasalia geçen sene Vetements’in merkez ofisini Paris’ten Zürih’e taşıyarak radikal bir karar verdi. Aynı zamanda kardeşi Guram Gvasalia’yı da markanın CEO’su yaptı. Markanın Paris’ten Zürih’e taşınmasına birçok tepki gelse de Gvasalia ‘Araştırmamın çoğunu bilgisayarımdan yapıyorum, öyleyse herhangi bir yerde de olabilirim. Ne farkeder ki?’ diyerek Zürih konumunun arkasında duruyor.

1981 yılında Gürcistan’ın Sukhumi şehrinde doğan Gvasalia’nın çocukluğunun bir kısmı Sovyet yönetimi altında geçiyor. Diğer bir kısmı da 1989’da  Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla hayatına giren pop müzik, Coca-Cola ve Vogue dergisi gibi yeniliklerle tanışıyor Demna. Yani tam anlamıyla farklı kültürlerin etkisi altında kalıyor.  Gvasalia’ya göre son Vetements defilesi kendisinin Doğu Avrupa köklerine en yakın hissettiği şovdu.  “Şov %100 ben ve benim estetik anlayışım üzerineydi. Hatta modellerden biri benim Gürcistan’da doğduğum bölgedendi. Bu tesadüf eseri oldu. Biz modellerin birçoğunu Instagram üzerinden seçiyoruz.” diyor Gvasalia. Ülkesinde o 10 yaşındayken çıkan sivil savaşta Caucasus dağlarına kaçan Gvasalia ve ailesi zor arazi koşulları sebebiyle yolda arabalarını bırakarak yürüyerek korunmak için dağlara kaçmak zorunda kalıyor. Daha sonraları ise Tiblis’e kaçmayı başarıyor aile. Moda dünyası için sıradışı olsa da Gvasalia’nın geçmişi özgünlüğünün başlıca sebepleri arasında.

“Risk almak küçüklükten beri alıştığım birşey ve riskler Vetements’ın DNA’sında var. Moda dünyasında hayatta kalmak istiyorsanız risk almak zorundasınız”- Demna Gvasalia

 

Vetements

Vetements, bugüne kadar erkek moda haftalarında kadın koleksiyonları ve Haute Couture haftalarında kapüşonlu sweatshirtler çıkararak Gvasalia kardeşlerin gelişen bir projesi oldu. “4 yıllık bir markayı bu endüstrinin yüz yıllık kurallarına göre yönetemem” diyen Gvasalia kardeşler satın almacılar için de sıradışı bir strateji izliyor. Birçok moda evi kendilerini korumak için satın almacılara minimum bir sipariş numarası veriyor. Vetements’da ise satın almada minimum bir rakam yok, sadece maksimum bir limit bulunuyor. Vetements’ın bu stratejisi talebi arttırıp, markanın üzerinde cool bir imaj yaratmak için. Paris moda dünyasının kuralları çerçevesinde sıra dışı olsa da Vetements’da bu taktik işe yaradı.

Şu günlerde ise Gvasalia için en önemli şey ‘şeffaflık’.  “Hollywood’un geldiği noktaya bakın ve hepimizin haline bakın. Şeffaf olmak zorundayız” diyen Gvasalia’nın son defilesi birkaç yıl çalışıp çok şey öğrendiği Martin Margiela’yı anmıştı.

 

Balenciaga ve Dadcore akımı son zamanların en çok konuşulanları arasında

Günümüzün trendleriyle uyum içinde olan Demna Gvasalia için teknoloji de en az şeffaflık kadar önem taşıyor. Balenciaga için yaptığı son projesini ise bir çeşit teknolojik deney olarak tanımlıyan Gvasalia, markanın tamamen dijital olması gerektiğini savunuyor. Demna’ya göre teknolojinin gittiği yerin modayı nasıl değiştireceğini tam anlamıyla bilemesek de herşeyin değişeceği kesin.

*Bu yazı bir tercümedir. Orjinali için tıklayınız.
Eda Binark
Eda Binark

Istanbul doğumluyum.Nişantaşı Işık Lisesi'nin ardından lisans eğitimimi London College of Fashion’da Fashion Design& Development bölümünde tamamladım. Istanbul'a dönüp bir sene Vakko’da satın alma ve merchandising asistanlığı yaptıktan sonra Londra’ya geri dönüp yine LCF'de Moda Yönetimi ve Stratejik Moda Pazarlaması yüksek lisansı yaptım. Mayıs 2016'dan beri Moda Kariyeri’nde içerik editörüyüm.

Henüz yorum yok

Yorum yap

Email adresin yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.