Sosyal Medyadaki Şeffaflık Akımı Ülkemize Ne Zaman Uğrayacak?

Sosyal Medyadaki Şeffaflık Akımı Ülkemize Ne Zaman Uğrayacak?

 

Modayla ilgiliyseniz ve Instagram’da aktifseniz mutlaka bazı blogger veya influencerları  takip ediyorsunuzdur. Zamanında blog yazarak başlayan bu iletişim şekli, 2010 yılında instagramın doğuşuyla birlikte yavaş yavaş platform değiştirdi. İlk başlarda kişilerin kendi imkanlarıyla kendi stillerini yaratarak takipçileriyle paylaşmasıyla başlayan blogger-takipçi ilişkisi, blogların git gide daha büyük kitlelere ulaşmaya başlamasıyla kabuk değiştirdi. Bugün gelinen noktada, instagramda yapılan paylaşımların sponsorlu olup olmadığı tartışılır hale geldi.

Instagramın yarattığı şirketleşen ve globalleşen fenomenleri düşünürsek bu tartışma yersiz sayılmaz. Forbes’un 30 yaş altındaki etkin 30 kişi listesinde Chiara Ferragni, Kylie Jenner ve Bethany Mota gibi isimler var.

Yıllar içinde instagram paylaşımlarının gerçek tavsiyeler mi yoksa reklam mı oldukları anlaşılamaz oldu. Takip ettiğimiz influencerların hesaplarına göz gezdirdiğimizde  ayakkabılarından, kahve içtikleri mekana, cilt bakım önerilerinden, okudukları dergiye kadar hepsinin soru işareti olduğu bir noktaya gelindi. Reklamların belirli yasalar çerçevesinde kontrol edildiği global arenada instagramın kontrolsüz bir reklam aracı olarak kullanılması sadece müşterilerin değil ülkelerin yasal otoritelerinin de dikkatini çekti ve 2016 yılında bazı kurallar getirilmeye başlandı. Örneğin Amerika’da Federal Trade Comission-FTC tarafından hazırlanan uygulamaya göre sponsorlu olan tüm postların altına #ad veya #sponsored etiketi koyma zorunluluğu getirildi. Ayrıca son dönemde İtalyan otoriteleri de influencerları reklam yaptıklarında bunu açıklamaya davet etti. Advertisement yani “reklam” kelimesinin kısaltılmışı olan ad, resimlerin altında #ad veya #sponsored etiketiyle birçok yabancı blogger tarafından kullanılıyor. Bunun en önemli sebeplerden biri de hem takipçilerin hem de firmaların şeffaflığa önem vermeye başlaması. Bir başka sebep de bu konuda yasal denetimler olması.

 

Soraya Bakhtiar da ücretli ortaklıklarını belirtmekten çekinmiyor

Instagram’dan Ücretli Ortaklık Paylaşımı Uygulaması

Her daim güncellemeler ve yeniliklerle karşımıza çıkan Instagram ise kitle içi iletişimde şeffaflığa katkı sağlamak  için yaz başında sponsorlu resimlerin lokasyon ibaresi olan üst köşesine “Ücretli Ortaklık” ibaresini getirdi. Bu uygulamanın amacı yaşam tarzlarını paylaşarak bundan bir meslek yaratmış olan kişilerin takipçilerine karşı daha şeffaf olmasını sağlamak. Bu uygulama ile aynı zamanda reklam verenler işbirliklerinin sonuçlarını kendileri de ölçebiliyor.

Moda dünyasında her alanda şeffaflığa çağrı yapılan bir dönemde, sponsorlu ürünlerin kişilerin kendi seçimleri ve alışverişleri gibi yansıtılması etik anlayışıyla oldukça ters kaçıyordu.

Halihazırda yurtdışında birçok influencer Instagram’ın bu özelliğini kullanmaya başladı bile. Bunlar arasında influencer dünyasının en popüler isimlerinden olan Chiara Ferragni ve Leandra Medine Cohen de var. Kullanımı ise çok basit;  Instagram profilinizi şirket olarak tanımladıktan sonra resim post ederken ücretli ortaklık ibaresine girip, ortaklığı hangi markayla yaptığınızı belirtiyorsunuz. Bu şekilde takipçilerinize karşı dürüst ürün tanıtımı yapıp, objektif yorum sağlıyorsunuz.

 

Peki Ülkemizde Bu Uygulamaya Neden Az Rastlıyoruz?

Bloggerları bize sevdiren en önemli faktör “gerçek olmalarıydı”. Dergi sayfalarında yaratılmış kombinleri görmektense tarzını sevdiğimiz insanların gerçek önerilerini görmek hoşumuza gitmeye başlamıştı. Kişisel bağ ve beğeni ile gelişen bu ilişki herşeyden önce güven duygusuyla pekişen bir ilişki. Bu nedenle reklam dünyasında gördüğümüz kişiler yerine bloggerlar bize gerçeklik ve güven duygusu sağlayan insanlar olarak hayatımıza girdiler. Fakat gittikçe artan popülariteleri ve blogging’in bir meslek olması ile birlikte doğal paylaşımların yerini reklamların alması, bazı kişilerin reklam panosuna dönmesi dikkatten kaçmadı. Tüketicilerin her zamankinden daha çok şeffaflık aradığı bir dönemde, influencerların da ilişkilerinde bir adım daha atıp şeffaf olmaktan başka bir seçeneği yok gibi görünüyor.

Yaklaşık bir senedir takip ettiğimiz bu konu özelinde bu yazıyı yazmadan önce önemli yerel influencerların instagram postlarının üzerinden geçtik ama şimdiye kadar sadece bir  influencer’da “Ücretli Ortaklık” ibaresine rastladık. Bu kişi Puma ile yaptığı tanıtım paylaşımına “Ücretli Ortaklık” ibaresi ekleyen Didem Soydan. Didem Soydan dışında ülkemizdeki herhangi bir influencer’da bu kullanıma, hatta bu özellikten çok önce kullanılmaya başlanan “reklam” veya “sponsorlu” etiketlerine rastlamadık (siz rastladıysanız bize haber edin).

Didem Soydan, Puma ile yaptığı işbirliğinde ücretli ortaklık kullanan az sayıdaki Türk influencerdan biri

Bloggerlar yarattıkları takipçi kitlesi, satın alma kararlarındaki etkileri ve geleneksel medyaya alternatif yaratmaları açısından, sıklıkla markaların işbirliği için tercih ettiği kanallar oluyorlar. Bizler onların işbirlikleri yaptıklarını biliyoruz, kendileri de, peki bunu neden belirtmiyorlar?

Bunun başlıca gerekçeleri arasında “reklam” ibaresinin iletişimin doğallığını bozması olabilir. Ayrıca özgün sanılan içeriklerin aslında sponsorlu paylaşım olduğunun açıkça belirtilmesi takipçilerin tepkisini çekebilir. Fakat seçim şeffaflık ile takipçi kaybetmek arasındaysa, acaba hangisi seçilmeli?

Ayrıca sponsorlu resimleri belirtmek, sponsorsuz resimleri artırmak zorunluluğunu da beraberinde getirecek. Neden? Çünkü sadece reklam yapamazsınız! Chiara Ferragni’yi düşünelim, instagramına baktığımızda neredeyse 10 resimden 1’inde reklam ibaresine rastlıyoruz.  Acaba ülkemizin öncü influencerlarında bu pay ne olacak?

Mesela, aşağıdaki instagram postunda Nil Ertürk kendi seçtiği için mi yoksa işbirliği yaptığı için mi Lacoste çantadan bahsediyor? Belki de her ikisidir, ama bunu bilemiyoruz.

Bir başka örnek olarak geçtiğimiz haftalarda İstinye Park’ın 10. yaşgünü için yapılan sosyal medya çalışmasını ele alabiliriz. Eminiz takip ettiğiniz birçok kişinin bu konuda paylaşımlar yaptığını görmüşsünüzdür. Sizce bu paylaşımlar ücretli ortaklık mı yoksa herkes gerçekten İstinye Park 10 yaşına girdiği için çok mu mutlu?

Hemen her gün paylaşım yapan ve markaları etiketleyen ya da marka etkinliklerine katılan Türk influencerlar instagramın yeni fonksiyonunu ne zaman kullanmaya başlayacaklar?  Ya da marka tarafından ne zaman işbirlikleri açıkça paylaşılmaya başlanacak?

Bu yazımızı sitede paylaşmadan önce, takipçilerimizin bloggerların yaptıkları reklam ve sponsorlu postlara bakış açısını ölçmek için instagram’da mini bir anket yaptık. Anketimize göre takipçilerimizin büyük bir çoğunluğu için “takip ettikleri kişinin ücretli işbirliklerini/sponsorlu içeriği belirtmesi önem taşıyor”.

Ayrıca yine büyük bir çoğunluk sevdikleri bir influencer sıklıkla reklam paylaşımı yaparsa onu takibi bırakacağını belirtti.  Yani kitlemize göre sponsorlu içerikleri belirtmek önem taşıyor fakat bu içeriklerin çoğunluğu oluşturması istenmiyor. Takipçilerle şeffaf bir şekilde paylaşım yaparken reklamlı içerikleri dengelemek, aynı zamanda da özgünlükten ödün vermemek gelecekte bloggerları farklılaştıracak özellik olacak gibi. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Fikirlerinizi bizimle paylaşır mısınız?

 

Eda Binark
Eda Binark

Istanbul doğumluyum.Nişantaşı Işık Lisesi'nin ardından lisans eğitimimi London College of Fashion’da Fashion Design& Development bölümünde tamamladım. Istanbul'a dönüp bir sene Vakko’da satın alma ve merchandising asistanlığı yaptıktan sonra Londra’ya geri dönüp yine LCF'de Moda Yönetimi ve Stratejik Moda Pazarlaması yüksek lisansı yaptım. Mayıs 2016'dan beri Moda Kariyeri’nde içerik editörüyüm.