Jacquemus: Tahmin Ettiğinizden Çok Daha Fazlasi

Jacquemus-Tahmin Ettiğinizden Daha Fazlası

Simon Porte Jacquemus ve markası Jacquemus şu sıralar Paris moda dünyasında oldukça tartışılan konular arasında. Bazıları tasarımcıyı işçilik konusundaki bilgisizliği ve hala konularında uzman kişileri çalıştırmamak konusunda ısrarı yüzünden eleştiriyor, bazıları da tasarımlarının sadece zayıf bir Comme des Garçons ve Martin Margiela esinlenmesi olduğunu düşünüyor. Porte ise bu iddiaların farkında ve ilk başladığı zamanlarda dikkat çekebilmek için her yolu denediğini kabul ediyor. Vogue’s Fashion Night Out’a katılmaktan Fransız televizyonlarına konuşmaya, hatta yolda insanları durdurup onlara markasını anlatmaya kadar her şeyi deneyen Jacquemus insanların bir çoğunun hala Jacquemus’un bir şaka/komedi olarak gördüğünü söylüyor. ” Bu büyük ihtimalle ben çok ciddi bir adam olmadığım için böyle”.

Porte Jacquemus

Markasını kurduğundan beri geçen 7 yılda, Porte Jacquemus insanların kafasındaki gayrıciddi imajının tamamen dışında güçlü bir marka oluşturmayı başardı. Business of Fashion’ın raporuna göre markanın Sonbahar/Kış 2016 koleksiyonunun cirosu önceki sezonunkinin neredeyse iki katı. Sonbahar/Kış 2016 ve İlkbahar/Yaz 2017 cirosunun ise toplam 5 milyon Euro’yu aşması bekleniyor.

Aslen güney Fransa’nın Mallemort şehrinden olan Jacquemus, tasarımı kendi kendine öğrenmiş bir tasarımcı ve bu dünyaya girişi Comme des Garçons’da satış danışmanlığı yaparak oldu. 2009 yılında Jacquemus’u kurup, ardından 2012 yılında Paris Fashion Week’de koleksiyonunu sergileyen en genç tasarımcılar arasına girdi. İlk başlarda kıyafetlerini daha açık ve anlaşılır bir şekilde sergilemeyi seçen Jacquemus, profesyonel modeller yerine DJ Clara gibi arkadaşlarını kullanıyordu.

Jacquemus SS16 Koleksiyonu

Fakat zaman içinde Jacquemus’un defileleri bambaşka bir şova dönüştü. Bir çocuğun podyumun ortasında yün iplikten oluşmuş dev bir topu ittirmesi ve modellerin yüzlerine kağıttan şekiller yapıştırması gibi birçok sürrealist öğe Jacquemus’un defilelerinde yer alıyor. Jacquemus bir çoğumuza fazla gösterişli gelse de büyük bir çoğunluk da tasarımcının çalışmalarını oldukça cazibeli buluyor olmalı, tersi olsaydı marka bu kadar büyük bir müşteri kitlesine ulaşmazdı.

Jacquemus, hem online hem offline 100’den fazla noktada satılıyor

Satış Noktaları

Marka şu anda dünya çapında 100’den fazla satış noktasında. Bu satış kanallarının içinde Paris’te bulunan The Broken Arm gibi niş mağazaların yanı sıra Net-a-Porter, Selfridges ve Nordstrom gibi önemli perakendeciler de bulunuyor. Genç ve böylesine sanatsal referanslar barındıran bir marka için bu gibi satış noktalarında varolmak gerçekten önemli bir başarı. Porte Jacquemus birçok röportajında gururla kendi başına bir moda eğitimi ve güçlü bağlantıları olmadan bu noktaya gelebilmesinden sıklıkla bahsediyor.

Jacquemus’un çıkış hikayesi Porte Jacquemus’un henüz 18 yaşındayken kaybettiği annesinin kızlık soyadı ile başlıyor. Jacquemus aslında her zaman ticari olarak başarılı bir marka kurma fikrinin olduğunu söylüyor. ” İlk başladığımda güçlü fikirlerle modayı ulaşılabilir yapıp, mağazalarda satılabilen koleksiyonlar yapmayı istiyordum”

Jacquemus’u bize tanıtan, spor çizgisinde minimalist parizyen tasarımları oldu. Tasarımcının minimalist bir akım izlemesi hem kendi estetik anlayışının bir sonucu hem de bir şekilde maliyeti uygun tutmanın bir yolu. Porte Jacquemus kıyafetlerinin fiyatlarına takıntılı olduğunu her fırsatta dile getiriyor. Fiyatı 1000 Euro’yu geçen ilk parçasında ekibini çağırıp kıyafeti tekrardan ölçmeleri ve yeniden yapmalarını bile istemesi tasarımcının fiyatlarla çok ilgili olduğunu bir kez daha gösteriyor. Bugün bile birçok elbisesi 400 Euro civarında, kabanlar ve ceketler ise 700 ile 900 Euro arasında değişmekte. Ailesi tarafından gelen bu tutumluluk aslında Jacquemus için akıllı bir strateji.

“Açık olmak gerekirse benim stratejim güçlü bir marka, güçlü bir imaj ve bu değerlerle uyumlu bir fiyat aralığı. Diğer çağdaş markalarla yan yana konumlanmak istemiyorum”

Zaman içinde marka daha avant-garde tasarımlara doğru dönüş yaptı. Markanın Sonbahar/Kış 2015 koleksiyonunda sıradışı genişlikte pantolonlar bulunuyordu. Sonbahar/Kış 2016 koleksiyonunda ise yine sürrealist öğeler baskındı. Markadaki tüm bu sıradışı fikirlerle Jacquemus’un gerçekte satmak istediğinin aslında bir imaj olduğunun ve satışların aksesuarlar ve daha kolay giyilebilecek nispeten ticari parçalardan oluştuğu çok tartışılıyor.

Tüm bu düşüncelere rağmen hazır giyim koleksiyonu şu an Jacquemus’un satışlarının %90’ını oluşturmakta. Ayakkabılar ve aksesuarlar ise satışın yaklaşık %10’u kadar. Porte Jacquemus’a göre ise en iyi satılan parçaları kabanlar. Ancak bu sıra dışı kabanları giymek oldukça güç. Markanın en popüler ürünleri ise gömlekler.

Londra’da bulunan Browns’un kadın giyim satın alma direktörüne göre markanın satışları çok başarılı. “Jacquemus birçok köklü markadan daha iyi satıyor, bu markanın müşterilerini anladıklarının bir göstergesi. Browns’da en iyi satan Jacquemus parçaları arasında üstler var. Hem birer imza parça niteliği taşıyorlar ama aynı zamanda da oldukça giyilebilirler.”

LVMH Yarışması

2015’te Jacquemus LVMH ödülü yarışmasında ikinci sırada geldi. Yarışma sayesinde hem 150,000 Euroluk ödülün sahibi oldu hem de global anlamda marka bilinirliğini arttırdı. Porte Jacquemus LVMH ödülü öncesi markasının oldukça niş olduğunu ve yarışma sayesinde hem marka değerinin yükseldiğini hem de ticari anlamda markasında rakamların arttığını söylüyor.

“İki yıl önce tasarımlarımızı geliştirmek için bir stüdyomuz bile yoktu.Her yerde çalışıyorduk hatta Louvre’un bahçesini bile stüdyo olarak kullandık. Şimdi ise kendimize ait bir stüdyomuz ve markamızdan anlayan gittikçe daha da büyüyen bir kitleye sahibiz.”  Marka elde ettiği başarısıyla Paris’te 10. bölge üzerinde büyük ve ferah bir stüdyoya taşındı. 3 katlı bu binada 15 çalışan ve sayıları 20 ile 25 arası da sezonluk dışarıdan çalışan eleman var. Porte Jacquemus’un bir sonraki adımlarını planladığı aşikar.

“Bir marka olarak büyüyoruz. Fiyatlarımız da tabii ki markamız büyüdükçe büyüyor ama çok daha düşük bir hızda. Yine de piyasadaki birçok markaya göre çok daha uygun fiyatlara sahibiz”. Henüz 26 yaşında olan Porte dijital dünyada da büyümüş bir insan. Kıyafetleri mağazalarda satılmaya başlamadan önce online satıyordu ama şu anda online satışı gerçek mağazalar ile destekliyor. “Eğer Marais’de bir mağaza isteseydim bunu yarın bile yapabilirdim. Tabii ki markanın kendi mağazasının olmasını  istiyorum ama aynı zamanda özgür bir marka olmayı da çok istiyorum. Benim için olması gereken önümüzdeki 10 yıl içinde çok büyük bir marka haline gelmemek, benim hayatım için bu bir şey ifade etmeyecektir”.

*Bu yazı bir çeviridir, orjinalini okumak için tıklayınız. 

Eda Binark

Istanbul doğumluyum.Nişantaşı Işık Lisesi'nin ardından lisans eğitimimi London College of Fashion’da Fashion Design& Development bölümünde tamamladım. Istanbul'a dönüp bir sene Vakko’da satın alma ve merchandising asistanlığı yaptıktan sonra Londra’ya geri dönüp yine LCF'de Moda Yönetimi ve Stratejik Moda Pazarlaması yüksek lisansı yaptım. Mayıs 2016'dan beri Moda Kariyeri’nde içerik editörüyüm.

1 Comment

Cevap Bırak

E-Posta adresiniz yayımlanmayacak.