Dünyaca Ünlü Markaların Logoları Nasıl Doğdu?

Dünyaca Ünlü Markaların Logoları Nasıl Doğdu?

Çok sevdiğimiz ve görür görmez tanıdığımız dünyaca ünlü markaların logoları nasıl doğdu biliyor musunuz? Kısaca derledik.

FENDI

Adele ve Edoardo Fendi tarafından 1925 yılında Roma’da kurulan Fendi, 1965 yılında Karl Lagerfeld ile kreatif işbirliğine başladı. 1992 yılında markanın şu anki kreatif direktörü olan Silvia Venturini Fendi, Karl Lagerfeld ile birlikte tasarımın başına geçti. Fendi 2001 yılında LVMH grubu tarafından satın alındı.

Ters dönmüş iki F harfinden oluşan Fendi logosu, bazen yap boza da benzetiliyor. Karl Lagerfeld’in marka için yarattığı logo, çoğu tasarımda başrolde. Logonun siyah oluşu, markanın dominantlığını,üstünlüğünü ve zarifliğini temsil ediyor.

Fendi genç jenerasyona hitap etmek için “F is for” hikayesini başlattı. Bu hikaye Fendi’nin farklı kimliklerini inceliyor ve yaratıcı içeriklerle anlatıyor.

 

CHANEL

Chanel’in logosu ters ve iç içe geçmiş iki C’den oluşuyor. Markanın logosu ilk defa 1925 yılında, Chanel no5 şişesiyle tanıtıldı.  Logonun hikayesinin çeşitli versiyonları mevcut. Bir rivayete gore ; “C” olarak gördüğümüz karakterler aslında at nalı ve bu yüzden şansı temsil ediyor.  Bir diğerine gore, iki C , Coco Chanel’in isminin baş harflerini temsil ediyor.

 

HERMES

Hermès’in ikonik olan logosundaki at arabası markanın doğuşunu anlatıyor. Thierry Hermès, Normandiya’da eyer yapım teknikleri ile ilgili detaylı ve uzun süren bir eğitim aldıktan sonra, 36 yaşında, Paris’te kendi şirketini kurdu. Şirket özellikle binek arabalarında kullanılan eyer ve dizginlerde uzmanlaştı.

Yıllar sonra aile şirketinin başına geçecek olan Jean-Louis Dumas’nın da söylediği gibi “Hermès’in ilk müşterisi aslında bir attı ve tasarlayıp ürettikleri ilk şey de bu at için usta ellerden çıkmış bir eyerdi.

Hermes’in hikayesini okumak için tıklayın!

 

BURBERRY

 

Gabardinin muciti, trençkotların efendisi Burberry’nin ; o zamanlardaki adıyla “Burberry’s”in şövalyeli logosu ilk olarak 1901 yılında askeri üniforma ürettikleri zaman kullanıldı. Kumaş ve ürün dünyasına getirdiği yeniliklerden ötürü logosunun ileriye doğru koşan bir şövalye olduğunu söyleyebiliriz. Burberry Prorsum alt markasındaki “Prorsum” kelimesi de ; latince “ileri” demek.

 

 

 VERSACE

 

Helenistik miras ve mitoloji , markanın kurucusu Gianni Versace için her zaman en büyük ilham kaynakları oldu. Doğduğu toprakların bir zamanlar Antik Yunan’a ait olmasından mı ; yoksa komşusu Sicilya’nın bayrağından mıdır bilinmez ancak , Versace’nin Medusa ile ilgili düşünmeye başladığı zamanlar ilk gençlik yıllarına uzanıyor. Burada biraz Medusa’dan bahsetmeliyiz. Medusa, bir zamanlar kainatın güzellik sembolüyken; Poseidon’un gönlünü ona kaptırmasıyla; Athena tarafından lanetlenir. Güzeller güzeli bu kız; yılan saçlı, gözlerine bakanı taşa çeviren bir canavara dönüşür. Versace’nin sembolü olan Medusa; bu lanet öncesindeki güzellik tanrıçası, altın saçlı Medusa’dır. Bu logo , gücü,kuvveti ve güzelliği temsil etmesiyle ;Versace’nin geçmişe ve gelenekselliğe olan bağını gösterirken; bir yandan da orijinalliği ve dehasıyla etkileme tutkusunun ürünüdür.

 

GUCCI

 

Gucci tennis 1977

Gucci’nin iç içe geçmiş iki G’den oluşan logosu, ihtişam ve güveni temsil etmesinin dışında; markanın kurucusu Guccio Gucci’nin baş harflerinden oluşuyor. Gençliğinde Londra’da Savoy Hotel’de çalışan Guccio Gucci, otelin misafirlerinin şık bavul ve çantalarından ilham alarak, 1921 yılında doğduğu şehir olan Floransa’ya döner ve kendi deri markasını kurar. İşte Gucci’nin temelleri bu şekilde deri çanta ve binicilik ürünlerini özel müşteriler için tasarlayarak atılır. Gucci ikonik logosunu Alessandro Michele’nin kreatif direktörlüğünde çok farklı şekillerde yorumluyor ve arşiv ilhamıyla modern yaklaşımı birleştiriyor.

 

 

LOUIS VUITTON

 

Taklit dünyasına belki de en az toleransı olan marka Louis Vuitton. Hem de 1896’dan beri! Kuşkusuz bu hassasiyet, dünyanın en çok kopyalanan markası olmasından kaynaklanıyor.Louis Vuitton logosu ya da monogramı, ilk defa 1896’da ortaya çıktı. Amaç, babasının yaptığı sandıkların(kıyafetlerin saklanması için kullanılan gardrop sandıklar) kopyalanmasına engel olmaktı. Seyahatler sırasında insanların eşyalarını güvenli bir şekilde taşımaları için yapılan sandıklar , ihtiyaçtan çok bir arzu nesnesine dönüşmesinden sonra o kadar çok ilgi gördü ki, kopyaları üretildi. Başta kullandığı gri kanvas çok fazla kopya edilince çizgili versiyon yapıldı. O da taklit edilince George Vuitton geometrik desen kullanması gerektiğine karar verdi. Kalıcı bir çözüm bulmak adına başvurdukları son çare bugünkü monogramın ortaya çıkmasını sağladı. Vuitton’un oğlu, Georges Vuitton’un yaptığı logo, babasının isminin baş harflerinden ve Japon esintili çiçek motifinden oluşuyor.  Monogramın patentini de alan George, daha o zamanlardan taklit dünyasına sıfır toleransları olduğunu göstermiş oldu.

 

 

VIVIENNE WESTWOOD

Punk’ın kraliçesi Vivienne Westwood’un logosu tanıması çok kolay, logo bir gezegen üstüne yerleşmiş haç işaretinden oluşmakta. 1986 yılında bir İtalya seyahati sırasında astronomi dergilerde gördüğü galaksi resimlerinden ilham alıp üzerine İngiliz kraliyet ailesinden ilham alarak haç ve gezegeni çevirmiş taşları ekleyen Vivienne için bu logo tüm ürünlerinde yer alan markasının ayrılmaz bir sembolü. Westwood’a göre bu logo tasarımcının geçmişi alıp geleceğe uyarladığı tasarımlarına bir gönderme.

 

RALPH LAUREN

 

Polo tişörtlerin üstünde o hep rastladığımız Ralph Lauren’in imzası haline gelmiş logosu at üstünde polo oynayan erkek figürü artık marka logoları denince bir klasik haline gelmiş durumda. Marka 1967 yılında kurulsa da logosu daha geç bir tarih olan 1974’e dayanıyor. Orta Asya’dan çıkmış ama 20. yüzyılda Amerika’da da çok popüler bir spor olan poloyu markanın logosuna taşımasının sebebi markanın ilk ürettiği koleksiyonun adının Polo
Ralph Lauren olmasından kaynaklanıyor.

Tasarımcı’nın dönemin ünlü polo oyuncusu Porfirio Rubirosa’dan esinlenerek koyduğu “polo” lakabı aslında markanın değerlerini simgeliyor. Üst sınıf bir spor olan polo her zaman Ralph Lauren markasıyla uyum içinde olmuştur.

Bir logoyu diğerlerinden üstün kılan özelliklerden birinin de farkedilebilirlik olduğunu göz önüne aldığımızda Ralph Lauren’in neden bu kadar başarılı olduğunu anlayabiliyoruz.

 

 

LACOSTE

Genç tenisçi René Lacoste hırslı bir sporcuydu. 1923 yılında, çıktığı bir maçta koçu eğer maçı kazanırsa timsah derisinden bir bavul hediye etmeyi vaat etti. René maçı alamadı ama bir timsah gücünde olduğu için ona bu lakap verildi.

Polo tişörtleri süsleyen timsah ise 1927’de Robert George’ın eğlencesine bir timsah çizmesiyle hayat bulur. René Lacoste bu çizimi hemen tişörtlerine işletir. 1933 yılında Lacoste markasını kurduğunda, tenis tişörtlerini üretmeye başlar ve timsah logosu bir giysiye dikilen ilk logo olur.

 

 

ADIDAS

 

Umutları ve başarmaya giden zorlu yolu simgeliyen Adidas logosu

Stan Smith’ler dört bir yanımızı sarmışken Adidas’ın logosunu es geçemeyiz. Adidas’ın logosundaki çıkış noktası aslında çok basit: sade ama akılda kalıcı bir logo yaratmak. Üç farklı çizginin üçgen şeklinde aşağıdan yukarıya büyüyerek çıkmasıyla oluşan logo aslında dağları sembolize ediyor. Markanın kurucusu Adi Dassler’ın sporcuları motive etmesi için hedeflere ulaşmayı simgeleyen dağ logosunu seçmesi markanın ürün kategorisi ve ruhuyla tam anlamıyla uyuşmuş.

 

NIKE

Interbrand’in “En değerli 100 marka” listesinde 16. sırada yer alan Nike adını Yunan zafer tanrıçasından alıyor. 1971 yılında 35 dolara tasarlanan Nike logosu ise, 2020 yılında 34 Milyar dolar değer biçilen bir markayı temsil ediyor. Dünyadaki logolar içinde en çok bilinenlerden biri o meşhur çizgi. ‘The Swoosh’ adı verilen bu logo hız ve hareketi sembolize ediyor. Nike 1971’den bugüne Swoosh logosunu Nike ismiyle ya da tek başına kullanmış. Son yıllarda Swoosh tek başına ürünleri süslüyor.

 

Puma

1948 yılında tasarlanan Puma yazısının üzerinden atlayan siyah Puma markanın aktif ve yer yer agresif karakterine yapılan bir gönderme. Enerjiyi, coşkuyu ve hareket halinde olmayı sembolize eden logonun siyah fontlarda yaratılmasının amacı markanın hırs ve rekabet duygusunu da yansıtmak istemesi.

1 Comment

Cevap Bırak

E-Posta adresiniz yayımlanmayacak.