Moda Yoluyla Dezavantajlı Hayatlara Dokunan Girişim: Incomplit

Dezavantajlı çocukların hayal güçlerinden ilham alarak sosyal sorumlu ve tematik koleksiyonlar yaratan INCOMPLIT’in yeni koleksiyonu Bond’un çıkışı ile birlikte kurucusu ve tasarımcısı Öykü Özgencil ile röportaj yaptık. Incomplit aynı zamanda Girişim Mentörlüğü programımızın katılımcısı.

Bize biraz kendini anlatır mısın?

Öykü Özgencil

Ben Öykü, Paris 1 Pantheon – Sorbonne Üniversitesi’nde Idari Hukuk ve Kamu Yonetimi okudum, sonrasında UC Berkeley’de Pazarlama Lisans Üstü Programını tamamladım. Fakat tüm bunlar olurken arka fonda bana sürekli hikayemi anlatan bir ses vardı. Hala var, tüm yaşananları 3.tekil şahıs üzerinden dinlediğim bir dış ses, bir iç ses. Çocukların eğitimi için birşeyler yapmak istiyorum diye “eğitim” aldıktan sonra aslında onlara verilebilecek en güzel şeyin sadece bu sesi duyabilecekleri, ve devamında dinleyerek şekillendirecekleri bir alan olduğuna inandım. Tabii ki bu yine pek romantik bir idealdi. Zamanı durdurup kendi hikayelerini dinleyip yollarını çizerken yörüngede de bir şekilde fikrin yer bulması gerekiyordu. Bu noktada işin içine Moda Tasarımı girdi. Bana göre zamanı durdurma yetisi olan ama ne yazık ki günümüzün hızına yenik düşen, hakkı yenen disiplin, fikrimin acımasız dünyamıza uzanan eli oldu. Çocuklara kendi hikayelerini duyup yazabilmeleri için gerekli alanı -yavaş yavaş- açacak olan el!

Incomplit neden Incomplit? Tamamlanamayan neler var?

Incomplit dezavantajlı çocuklarla çalışan STK’lar ile işbirliği içinde Masal Tamamlama Seansları düzenliyor. Çocuklar empati yetilerini geliştirmek adına yarım bıraktığımız masalları hayal güçleriyle çizerek tamamlıyorlar. Bu çizimler yarım kalmış hissi veren moda tasarım ürünlerine işleniyor ve ortaya INCOMPLIT’in kollektif olarak üretilmiş eserleri çıkıyor. Amaç “Senin hikayen de bu, dilediğin gibi senin aklın ve fikrine göre devam edecek, senin dışında kimse sonunu yazamaz” demek. Aslına bakarsanız tamamlanmamışlık fikri umit verici olduğu kadar ucu açık, karanlık bir soru da aynı zamanda. Bunun farkındalığı ise öyle ya da böyle tüketen bizlere yalnızca ışık olsun istedim.

Bu fikir aklına ilk ne zaman geldi? Attığın ilk adım neydi?

Kendimi bildim bileli edebiyata derin bir ilgim var. Empatiyi tetikleyen en güzel ve besleyici güçlerden biri olduğuna inanıyorum. Bununla beraber lise yıllarımda hümanizm akımıyla tanıştığımdan beri insan için, insan elinden bir şeyler yaratmak istiyorum. Uzun bir süre bunu STK’lar aracılığıyla proje bazlı yapabileceğime inandim ve gerek Paris’teki öğrencilik yıllarımda gerekse sonrasında deneyimledim. Fakat kendimi yüzde yüz adayabileceğim bir model bulamadım ve sonunda kendim yaratmaya karar verdim. 2015 sonu Amerika’dan döndüğümde memleketin sosyal girişim için derya olması beni bu fikre bir adım daha yaklaştırdı ve yapbozun parçaları birleşti. En hızlı tüketim araçlarından biri olan kıyafetler çocukların hikayelerini yansıtan birer araca dönüşecek ve bizi farkında ve anlamlı tüketmeye yöneltecekti.  Kıyafetler ve masallarda zamanı durdurma gücünü bulduğum için fikri zamansız kılacağına inandim ve yola koyuldum.

Koleksiyonlarına yaklaşımın çok sanatsal, bize bu ilişkiyi nasıl kurduğunu anlatır mısın?

O kadar farklı öğeler var ki içerde, ister istemez bir yoğunluk, derinlik ve renk cümbüşüne bulandık. Bu birleşimi benimle beraber fikrine çok güvendiğim illüstratörlerle biraz dokunup yontarak INCOMPLIT’in yorumunu katıyo

ruz. Amacımız sanatsal bir şekilde yaklaşmak olmasa da değerler ister istemez estetik ve ifadeli ürünler yaratmamızı sağlıyor.

Sosyal bir girişimi farklı kılan nedir?

Bana göre yalnızca amaç edinilen alan ve/veya kitleye fayda sağlamakla kalmayıp faydalandığı her paydaşı da iyileştirmek.

Markan nelerden besleniyor?

Markam farkında olduğuma şükrettigim hikayelerden, onların kahramanlarından ve bilinç altımda yatan her delinin rengarenk taşlar attığı kara bir delikten besleniyor.

Incomplit’i 3 kelime ile özetlemek istesen?

Işık boşluklardan süzülür.

Girişimci olmanın tanımı sence ne?

Gökyüzü ve yeryüzü arasında mekik dokumak.

Tasarım, üretim, pazarlama ve satış süreçlerini nasıl yönetiyorsun?

Röportajın en zor sorusu 🙂  Tasarım sürecinde çocukların eserleri çok önemli bir yer kapladığı için onlarla yapılan atölyelerin zamanlaması aslında tüm sürecin omurgasını oluşturuyor. Çizimler, onların hikayeleri kumaş seçiminden tutun, satış noktalarına kadar birçok şeyi değiştirebiliyor. Dolayısıyla tüm bu uzuvlar da marka gibi çocukların hayal ürünleri etrafında dönüyor diyebilirim.

Şu ana kadar birlikte hikaye tamamlama atölyesi yaptığın çocuklar sana ve markana ne kattı?

INCOMPLIT kurulduğundan bu yana ağırlıklı olarak Suriyeli mülteci çocuklarla çalıştık. Entegrasyon amacıyla eş zamanlı olarak Türk yetim çocuklarla da Gaziantep’te daha kısa süreli atölyeler gerçekleştirdik. Suriyeli çocuklarla geçirdiğimiz zaman INCOMPLIT’in baştan çizilmiş kültürüne ince çizgilerle önemli değişmezler kazıdı.

Bir coğrafyaya sığınmak ordaki canlıların seni oyuklarına, demir, çelik ve betonlarına değil şiirlerine, şarkılarına, sofrasına, kalem, kağıt ve öykülerine ortak etmesiyle oluyor.

Incomplit’i 5 sene sonrası için hayallerinde nasıl canlandırıyorsun?

Bugünkü kadar heyecanlı, bugünkü kadar eksik, bugünkünden olgun, hikayeleri hayalleri yazarları çizerleri okurları çoğalmış…

Asli Ozbek
asli ozbek

Aslı 2004 yılından beri moda sektöründe çalışıyor. Milano ve Paris'te başlayan kariyerinin büyük bölümü lüks perakende sektöründe geçti.

No Comments Yet

Leave a Reply

Your email address will not be published.