İyi Kalpli Bir Moda Sektörü Mümkün

İyi Kalpli Bir Moda Sektörü Mümkün

24 Nisan moda sektörü için önemli bir tarih. Hayır Coco Chanel’in doğumgünü ya da indirimlerin başlangıcı değil. Bu sene üçüncüsü yapılacak olan “Fashion revolution day”in tarihi.

Neden 24 Nisan?

24 Nisan 2013’de Bangladeş’te Rana Plaza fabrikasında çalışırken binanın üstlerine çökmesi nedeniyle 1133 işçi öldü, 2500 işçi yaralandı. Bu olayın ardından fabrikanın yıkıntılarında bulunan ürünler içeride üretim yaptıran markaların kimliğini ele veriyordu. Bu markaların binanın çökmek üzere olduğundan, ve işçilerin zorla çalıştırıldığından haberi var mıydı? Olmalı mıydı? Fashion Revolution organizasyonu evet olmalıydı diyor ve sadece markaları değil tüketicileri de sorumlu olmaya çağırıyor.

Fashion Revolution organizasyonu iki eko-aktivist ve etik tasarımcı Orsola de Castro ve Carry Somers tarafından bu olayın hemen ardından kuruldu. Globalde 89 ülkeye yayılan ve üç yıl içinde büyük bir kitle hareketi başlatan bu oluşumun en büyük amacı moda sektörünün yıkıcı değil yapıcı olmasını sağlamak, modanın acı değil mutluluk için çalışmasına katkıda bulunmak. Bunu yapmak için de moda sisteminin tüm paydaşlarını göreve çağırıyor ve markalar ile müşteriler arasındaki şeffaf iletişimi sağlamak için bizleri #whomademyclothes hashtagi ile giysilerimizi yapan kişileri sorgulamaya çağırıyor.

#whomademyclothes #giysilerimikimyaptı

Fashion revolution moda sisteminin değişmesi gerektiğini savunuyor, çünkü şu anki sistem karlılığı birincil amaç olarak görmekte, oysaki yaratıcılığa, kişilere, dünyaya ve karlılığa eşit derecede önem veren bir moda sistemi mümkün.

“Sektörü değiştirmek istemiyorlar çünkü değişirse karlarından olacaklar. ”

— Livia Firth

Kendisi de bir etik moda savaşçısı olan Fashion Revolution destekçisi Livia Firth bu konudaki mücadeleyi şu şekilde özetliyor:

Peki değişmesi gereken ne? Bunu üç başlıkta özetleyebiliriz:

Moda sistemi

Moda sektörü tasarımdan mağazaya giden süreciyle oldukça karmaşık bir sistem ve bu sistemin içinde farklı paydaşlar var. Markalar, üreticiler, perakende ağı, hammadde üreticileri ve müşteriler. Sistemin kendisi karmaşık olunca kontrol zorlaşıyor, paydaşlar birbirinden bağımsız hareket ediyor ve bazen birbirlerinden habersiz oluyor. Oysa ki şeffaf bir değer zinciri modanın yıkıcı etkisini azaltabilir. Yapılan bir araştırma gösteriyor ki 219 moda markasından sadece %12’si üreticilerinin asgari ücret ödeyip ödemedikleri konusu ile ilgileniyor. Bangladeş’te bir tekstil işçisinin asgari ücretin dörtte birini kazandığını düşünürsek, bir markanın bu konuya ilgili olmasının çok önemli olduğunu anlarız.

Doğaya verilen zarar

Petrol endüstrisinden sonra doğaya en çok zarar veren endüstri olan tekstil endüstrisi yıkıcı sonuçlarını sadece geri dönüşümle temizleyemez. Bir t-shirt’ün üretiminde üç yıllık su ihtiyacımız kadar su kullanılırken, bu t-shirtlerin geri dönüşüme gitmesi sorunlarımızı çözmüyor. H&M’in “Conscious” kampanyası her ne kadar etkili ve önemli bir adım olsa da, doğaya zararı en aza indiren, teknoloji ve inovasyona yatırım yapan bir tekstil sektörü ve gereksiz üretimi kontrol altına alan markalar geleceği değiştirecek. Bu konuya ilgi göstermeyenler ise birkaç sene içinde hesap vermeye hazır olsun çünkü bilinçli müşteri sayısı git gide artıyor.

Tüketim alışkanlıkları

Satın alma kararları ile değer zincirine etki eden müşteriler, giyimin ucuzlamasını sevinçle karşılayıp modanın hızlanmasında kilit rol oynadılar. Modayı sevenler için değişim ve trendler önemli elbette, fakat trendlere uymaya çalıştıkça ortaya çıkan tüketim hızı sektörde üretim hızını da artırıyor, talep edilen fiyatlar git gide azaldıkça, ucuz üretim, ucuz işgücü ve oluşan atıklar sektörü içinden çıkması zor bir kısır döngünün içine sürüklüyor. Bu kısır döngüyü en iyi anlatan şey ise The True Cost belgeseli. 2015 Mayıs ayında piyasaya sürülen bu belgeseli seyrettikten sonra moda alışkanlıkları değişmeyen birini tanımıyorum.

Belgesel Türkiye’de ilk defa Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali’nde gösterildi. Bu seneki Fashion Revolution Week kapsamında 22 Nisan Cuma günü Atölye İstanbul, Fashion Revolution Day Türkiye ve Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali ortak etkinliği ile ücretsiz ve Türkçe alt yazılı gösterilecek. Katılım için tıklayın.

Global Fashion Revolution hareketine destek vermek veya bilgi edinmek için aşağıdaki hesapları takip edebilir, siz de kendi resminizi #whomademyclothes #giysilerimikimyapti hashtagleri ile paylaşabilirsiniz.

Fashion Revolution Türkiye Facebook sayfası

Fashion Revolution Türkiye websitesi

Fashion Revolution Türkiye İnstagram hesabı

Aslı Özbek

Moda Kariyeri kurucusu, Fashion Revolution Türkiye gönüllüsü

Aslı Özbek
Aslı Özbek

Aslı 2004 yılından beri moda sektöründe çalışıyor. Milano ve Paris'te başlayan kariyerinin büyük bölümü lüks perakende sektöründe geçti.