Blog Yazarlığı ve Sosyal Medya İletişimi: Barış Çakmakçı

Moda sektöründe çalışmak istediğini ilk olarak ne zaman düşündün?

Yaklaşık 10 sene boyunca farklı yayın grupları bünyesindeki farklı dergilerde ağırlıklı olarak tasarım konuları hazırlarken, 2007 yılında Hürriyet Look gazetesinde modayla ilgili yazılar yazmaya ve röportajlar yapmaya başladım. Sosyoloji ve tasarım eğitiminin getirdiği formasyonla Radikal Tasarım’da ve InStyle Home gibi dergilerde de modaya dair ya da modayı da kapsayan yazılarım oluyordu. Mimariden grafiğe, modadan sinemaya kadar kreatif endüstrilerin içinde yer almak, buna dair içerik ve projeler üretmek hoşuma heyecan vericiydi.

2010-2015 yılları arasında Vogue Türkiye’de dijital içerik editörlüğünün yanı sıra, kurumsal marka yönetimi ve online yayın direktörlüğü yaptım. Yaklaşık bir üç sene kadar da Radikal.com.tr’de gündemi takip eden ve sırtını sosyolojiye yaslamış moda yazıları yazdığım bir köşem vardı.

Okulda okuduğun alanla mesleğin ilgili mi? Değilse ortak noktaları neler?

Babam grafik tasarımcıydı ve kendi reklam ajansı vardı. Çocukluğumdan beri onun arkadaş ortamlarında, sergi açılışlarında ve gazeteciler cemiyetinde entelektüel birikimleri olan ‘amcaların’ arasında büyüdüm. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde Sosyoloji eğitimi, Yıldız Teknik’te de Sanat ve Tasarım yüksek lisans eğitimi almak da üzerine bir cila çekti. Bugün hiçbir sanat akımını ya da trendi sosyokültürel bir arka plandan ayrı tutamayız. Hiçbir zaman bizzat tasarım yapmadım ya da bir sanat eseri üretmedim, ama başta moda olmak üzere birçok yaratıcı disiplini, fondaki kavramsal ilişkiler ve toplumsal çerçeveler bağlamında konu edinen projelerim ve yazılarım oldu.

Mesleğini birkaç kelimeyle anlatabilir misin?

Ben şu anda marka ve ajanslara dijital iletişim danışmanlığı yapıyorum. İçerik ve pazarlama odaklı kreatif projeler ağırlıklı. Tüm bu işbirliklerinin mutlaka ve mutlaka sırtını dijitale dayaması gerektiğine inandığım için arada sağlam bir köprü kurmaya özen gösteriyorum. Kendi çevremden de bana gelen talepler bu yöndeydi. Ama sektöre insan arzı konusunda eksikler söz konusu. Sosyal medya, blog, web, tasarım gibi konularda hem nitelikli proje hem de sürdürülebilir istihdam yaratmak gerektiğine inandığım için de İstanbul Moda Akademisi bünyesinde “Modada Blog Yazarlığı ve Sosyal Medya” programını hazırladık.

Tasarladığın “Modada blog yazarlığı ve sosyal medya” programının tasarım süreci nasıl gelişti? Bize içerik ile ilgili bilgi verebilir misin?

Ben eğitimin program liderliğini üstlendim. Ama arkasında moda ve dijital denince akla ilk gelen birkaç isim de var. Hepsi de fikirlerine değer verdiğim dostlarım aynı zamanda. Bugüne dek bizzat hem dergilere hem gazetelere içerik üreten bir editör olarak bu zaman zarfında neler öğrendiysem, o süreci masaya yatırdım. Nitelikli içerik üretiminden strateji oluşturmaya, marka ilişkilerinden sponsorluk süreçlerine, kriz yönetiminden akıllı fotoğraf ve video tekniklerine, telif haklarından gelir modellerine kadar pek çok farklı başlığı 360 bir eğitim sistemi içinde toparladık. 72 saatlik eğitimin sonunda arkadaşlarla bire bir görüşmeler yaparak tüm bu süreçte kendilerinin nelere ilgi duyduğunu anlamaya, eğitimi yapıcı eleştirileri ışığında güncellemeye özen gösteriyoruz. Biraz terzi işi, ‘haute-couture’ bir eğitim oluyor diyebilirim. Şubat ayında da beşinci sezonu başlatacak olmanın heyecanını yaşıyoruz.

 

                                               

Bloggerlık sence bir meslek mi? “Blogger”ın tanımı ne?

Blogger’lık bence bir meslek. Ama 2000’lerin sonunda ilk belirmeye başladığı dönemdeki anlamıyla bakamayız artık. Dijital dünyada dünle bugün arasında bile kainat kadar yenilik çıkıyor. İlk dönemlerde Facebook Twitter, Vine anlatırken artık Snapchat’e , Instastory’e ve hatta giyilebilir teknolojilere kadar uzanıyoruz. Kısaca kaliteli, zengin bir içerik üretmenin ve bunu doğru pazarlıyor olmanın yollarını aktarmaya özen gösteriyoruz. Eksenimiz moda, fakat bazı reçeteleri birçok sektörde uygulamak mümkün. Bunu yaparken sadece blog yazmanın değil; sosyal medyada ‘influencer’ tabir edilen kanaat önderi olmanın ya da YouTube’da “vlogger” olmanın detaylarına da kişisel başarı hikayelerinden örneklerle değiniyoruz. Günlük yaşam akışı içinde gördüğümüz markaların, takip ettiğimiz isimlerin arkasındaki bu hikaye anlatımı eğitimi daha başka bir yere taşıyor diye düşünüyorum.

Günümüzün moda sektörü düşünüldüğünde markalar blogger işbirliklerinden neler bekliyor? 

İçine girilmiş sığ sularda yön bulmaya çalışılıyor. Markaların birçoğu ne istediğini ve hedeflenen strateji doğrultusunda neye ihtiyacı olduğunu daha içeriden analiz edemiyor. Bu beklentiyi doğru delege edemedikleri için de işbirliği yapılan bloggerlardan, sosyal medya yöneticilerinden ya da dijital ajanslardan memnuniyet de azalıyor. Bu bir süreç. Biz de İMA’daki eğitimi daha fazla “Oxford vardı da okumadık mı?!” dememek adına kurguladık. Öğrencilerimizin kendi hikayeleri de diğerlerine örnek teşkil edebiliyor.

Blogger olmak dışında, şu anda sosyal medya uzmanlığı geliştiren kişiler için var olan kariyer fırsatları neler?

Şu an videolar inanılmaz yükselişte. Geleceğe dair sürekli bir yeni yapılanma var. Ben her yeni mecrayla birlikte ayrı bir heyecan duyuyorum. Her markanın , her departmanının sosyal medyadan beslenmesi gerektiğini düşünüyorum. Moda konusunda tasarımdan üretime, görsel mağazacılıktan Ar-Ge’ye kadar pek çok dataya ve bilgiye ulaşabiliyoruz. O yüzden sadece blogger olmak gerekmiyor. Biz bu algıyı yaratarak eğitime katılan arkadaşları kendi ilgi ve algı alanlarına göre, doğru diyalog kuran insanlar olarak yönlendirmek istiyoruz.

Moda sektöründe geleceğin meslekleri sence neler olacak?

Moda DNA’sı gereği inanılmaz bir hız içinde. Dijitalin yapısındaki bu değişimle en iyi uyum sağlayan sektörlerden biri. Globalde robotiklerin ve yapay zekaların hayatımıza girmesiyle yepyeni bir tablo şekillenmeye başlıyor. Sektörde dijital pazarlama ve içerik projeleri anlamında yenilikçi ve ciddi bir istihdam ortamı oluşacağını düşünüyorum.

Senin çalışmaya başladığın ilk yıllardan beri unutamadığın bir tavsiye var mı?

İlgi duyduğunuz bir meslekle ilgili her şeyi er ya da geç öğrenilebilirsiniz bence. Ama işin ustalarını dinlemek ve iletişim kanallarını tıkamamak lazım. Bu yüzden de önyargısız, sıkı bir gözlemci olmak gerektiğini düşünüyorum. Dijital dünyanın kara deliği sürü psikolojisini tetiklemesi. O yüzden özgün ve kendi muhakemelerimizi yapabilmek, bence bizi ayrıştıracak değerlerden biri.

 

Ayrıntılı bilgi için Barış Çakmakçı’ya ulaşabilirsiniz:

baris.cakmakci@gmail.com

 

 

Aslı Özbek

Aslı 2004 yılından beri moda sektöründe çalışıyor. Milano ve Paris'te başlayan kariyerinin büyük bölümü lüks perakende sektöründe geçti.

Henüz Yorum Yok

Cevap Bırak

E-Posta adresiniz yayımlanmayacak.