Ürün Yöneticiliği : Deniz Canpolat

Moda sektörünün en çok aranan meslek dallarından olan Ürün Yöneticiliği hem analitik beceriler hem de güçlü bir öngörü yeteneği getiriyor. Bu önemli mesleğin inceliklerini De Facto’da Satın Alma Müdürü Deniz Canpolat’tan dinledik.

Kısaca hangi şirketlerde ve hangi pozisyonlarda çalıştın?

Tekstil ve konfekstionda üretim mühendisi, merchandiser, teknik satış temsilcisi, takım liderlikleri yaptıktan sonra moda sektörüne Mudo ile başladım. 4 yıl orada tedarik yetkilisi olarak çalıştım. Son 7 yıldır Defacto’dayım, ilk 4 yıl Buyer ve sonra 3 yıldır da Buying Manager’lık yapıyorum.

Moda sektöründe çalışmak istediğini ilk ne zaman düşündün (ya da hiç düşünmüş müydün)?

Açıkçası moda pek aklımda olan alanlardan değildi. Analitik birisiyim, mühendislik okudum, hep teknolojiye ve matematiğe değer verdim. Aslında şimdi yaptığım işlerde hem analitik, hem de sezgisel yanlarımı güçlendiriyorum. Buying Manager’ım, ürün yöneticisiyim, teknoloji sayesinde müşterilerin trendini analiz edebiliyorum, iyi kumaş kalitelerine ulaşıyorum ve sezgisel yanımla, tasarımcılarla oluşturduğum koleksiyonu yine rakamlara dökerek yatırım kararları veriyorum. Herhalde lise biterken bana böyle iddialı bir iş yapacaksın hazırlan deseler benim için çok heyecanlı bir dönem olurdu.

Okulda okuduğun alanla mesleğin ilgili mi? Değilse ortak noktaları neler?

Tekstil mühendisiyim, yaptığım işe yakın bir alan seçmişim diyebilirim. Ancak şu anda oldukça ticari, iletişimin üst düzeyde önemli olduğu, giyim kültürü ve tüketici davranışı ile ilgili sürekli düşünmem gereken oldukça geniş kapsamlı bir işim var, bunun yanında bir de ekip yönetiyorum. Okuduğum alan, kumaş ve üretim tekniklerini bilme avantajını bana sağladı, ancak bu günlük hayatımın çok küçük bir bölümünde işime yarıyor.

Sence moda sektörü okuyarak mı çalışarak mı öğrenilir?

Her ikisi de diyeceğim. Artık moda okulları yaygınlaşıp farklı profesyonellikleri de içerecek şekilde genişliyor, eğitmen sayısı da arttı dolayısıyla okuyarak çok şey öğrenebilirsiniz, hatta bunların arasında çalışarak öğrenemeyecekleriniz de var bence. Çalışmaksa gerçek hayat, gerçek müşteriler, gerçek ekonomik ortam, hatta bunların farklı farklı ülkeleri de kapsayan global içeriğiyle günümüzde çok iddialı bir ortama girmek demek. Yaşatacağı tecrübe muazzam. Ben önce okuyup, sonra çalışıp, sonra tekrar okuyup, tekrar çalışmayı tavsiye edebilirim. Öğrenmeyi bir dinamizm olarak algılıyorum.

İlk işini bulman nasıl oldu?

Tekstil mühendisliği okuduğum için üretimle de olsa moda sektörüne doğrudan adım attım diyebilirim. Gerçek anlamda moda sektörüne ise Mudo’ya başladığımda girdim. Mudo’ya ürün tedarik uzmanı olarak başvurdum ve oldukça sıkı bir işe alımcının, meydan okuyan tarzıyla iyi baş ettiğim için sanırım kısa bir süre sonra işe alındım. Mudo’nun koleksiyonunu hedef fiyat ve kalite beklentisine uygun olarak ürettirecek bir uzman arıyorlardı ve önceki işlerimden geniş bir portföyüm olduğu için değerlendirilmiştim. Sonradan orada Mudo Akademi gibi bir MT programının olduğunu da fark ettim. Mudo çok öncü bir markadır, pek çok şeyi ilk orada öğrendim ve hala çok kullanıyorum.

Mesleğini en iyi açıklayan kelimeler neler?

Deney, plan, kalite, değer, moda gözü. Bunlar ilk aklıma gelenler. Moda güzellik ve yeniliktir, moda perakendesiyse deneydir. Sürekli yeni modelleri, silüetleri, renkleri, kumaşları denersiniz. Hep bir planınız olmalı ve bunu sürekli revize etmeye hazır olmalısınız. Kaliteyi üründe, serviste, ilişkilerinizde ve de kendi tarzınızda sergileyebilmeli, 1.sınıf bir algı oluşturmalısınız. Müşterinizin ve markanızın değerlerine hakim ve yakın olmalısınız. Moda gözü de bizim içgüdümüz, yani buyer veya ürün yöneticisi olarak “evet, işte bu!” diyeceğimiz ürünleri yapmak ve o ürünlerin işte gerçekten o olması. Bazı insanlarda doğal olarak daha güçlüdür, ama geliştirilebilir.

Çalışmaya başladığın ilk yıllardan beri unutamadığın bir tavsiye var mı?

Tavsiye değil belki ama, Defacto’nun eski binasında ürün yönetimi departmanının duvarında yazan bir sözü unutamam. Sokrates’ten alıntı “bildiğim birşey varsa, o da hiçbirşey bilmediğimdir” sözü. Şirkette oraya buraya koştururken bu sözün asılı olduğu duvarın önünden çok geçerdim ve içten içe sinir de olurdum, “bu kadar koşturuyorum, uğraşıyorum, işler başarıyorum, birşeyler biliyor olmam gerekir” diye düşünürdüm. Ama moda perakendesi için bu söz öyle geçerli ki, kimse tüketicinin birkaç ay sonra neler almak isteyeceğini çok iyi bildiğini iddia edemez, tüketici sonunda ona mütevazi olmayı öğretir.

Kimse tüketicinin birkaç ay sonra neler almak isteyeceğini çok iyi bildiğini iddia edemez, tüketici sonunda ona mütevazi olmayı öğretir.

Bu sektörü bir masal ile anlatmak istesen bu masal ne olurdu?

İlginç bir soru. Moda’nın karakterleri ve olayları o kadar çeşitli ki, şimdi birisi yazmaya kalksa benzerlerini bir masalda toplayabilmek bile zor. Ben yine de bir tercih yapayım ve masal gibi bir çocuk romanını, Charlie’nin Çikolata Fabrikası’nı seçeyim. Eseri bilirsin, filmi de yapıldı, herkesin hayranlık duyduğu Wonka çikolatalarını üreten gizemli fabrikayı ziyaret edebilmek için çikolatalardan çıkan Altın Bilet’leri bulman gerekir, 5 çocuk bu konuda şanslıdır. Ancak fabrikanın ve büyülü sahibinin sürprizlerini geçerek sonuna kadar gidebilen tek çocuk, içlerinden keşfetmeye en meraklı, Wonka çikolatalarına tutkuyla bağlı ve tevazu sahibi olanıdır. Masal gereği zaten en yoksulları da odur. Moda sektörü, moda perakendesi de bu fabrika gibi, pek çok sürprizi barındırıyor, bazen insana büyülü gelebilen süreçleri var ve sonunda hayranlık duyulan ürünler ortaya çıkıyor. Sektördeki başarılı kişiler de aslında tevazu sahibi, açık fikirli, tutkulu ve her sezonda, hatta üründe yeni bir şey öğrenebilenlerin içinden çıkıyor.

Moda sektöründe çalışanların bazı dönemlerde çok yoğun çalıştıkları bilinir, özellikle moda haftaları, indirim dönemleri gibi dönemlerde. Bu anlarda motivasyonunu taze tutan nedir?

Sektörde çalışanlar bir süre sonra bu tür stresli ortamlarla başa çıkmayı öğrenirler, ayrıca içsel bir hazırlık yapmaya ihtiyaç duymazlar. Bu yoğun zamanlarda birlikte iş yapmanın heyecanı da üst seviyededir, enerjik bir atmosfer oluşur, pek az tanıdığın kişilerle şakalaşmaya başlarsın. Adrenalin sonrası beden rahatlar ya, işte bu dönemlerin sonrası da böyle bir rahatlama ve sakinlik hissine girilir.

Ekibine yeni bir takım arkadaşı aradığında en çok önem verdiğin özellikler neler?

Yeni bir takım arkadaşı aramak da almak da çok heyecan verici. Ben tutkulu insanlara çok yönelirim, işini yaparken adeta kaybolan tipleri severim. Meraklı, açık fikirli ve yaratıcı insanlardan etkilenirim. Bazen bu özellikler içe dönük kişilerde de var olabiliyor, hatta bazen çoğunlukla onların içinden mi seçim yapıyorum diye düşünürüm. Moda sektörü insan karakterlerinin farklılığı açısından gerçekten çok zengin.

 

Moda sektöründe çalışanların sence ortak özellikleri var mı?

Eğlenceli kişiler ağırlıkta bence, ben iş arkadaşlarımla hep çok iyi vakit geçiriyorum. Dahiyane fikirleri olan, dışarıdan baktığınızda şaşılacak işleri başarmış birçok insanla tanıştım. Bunun yanında çoğu çalışanın da sabırsız olduğunu düşünüyorum, hem kendi kariyerleri hem de başarmak istedikleri hakkında sabırsızlar. Yüksek egolu, kibirli kişiler de var, uzaktan ilah gibi görünüp aslında son derece mütevazı olan kişiler de. Canlı bir sahne gibi, içinde bulunması ve izlemesi heyecan verici.

Moda sektöründe geleceğin meslekleri neler olacak?

Moda yaratıcı ve tüccar meslekleri birlikte barındırır. Şimdi bunların yeni türevleri oluşuyor, farklı disiplinlerden gelen, dijital platformların ve inovatif mağaza konseptlerinin tasarımlarını yapanlar çok aranıyor olacak. Kendi alanım olan Buying Management, Product Management alanları Türk moda perakendesinde yeni yeni gelişiyor, bunlar markaların iç girişimcilerine evrilecekler, patronlara düşen yalnızca gerekli bütçeyi sağlamak olacak. Marka yönetimi önem kazanıyor, pazarlamada moda markası yöneticilerine ihtiyaç duyulacak. Sosyal medya ve e-ticaretin gelişmesiyle içerik yöneticileri, hikaye anlatıcıları, arama motoru uzmanları ve tabii ki daha çok fotoğraf ve video sanatçısı sektöre dahil olacak. Mağaza içinde müşteri deneyimini geliştiren ve mağaza içi dinamiğini aktif yöneten ürün yöneticileri istihdam edilecek. Globalleşen markalarımız için farklı dilleri ve kültürleri tanıyan, çoğunlukla online ekip yönetecek kişilere talep çoğalacak.

Henüz yorum yok

Yorum yap

Email adresin yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.