Tanımanız Gereken Marka: Ganni

Yükselen trendlerin arasında sıklıkla rastladığımız, cool girl imajını bize ekranlardan bile hissettirebilen, İskandinav tarzının en iyi temsilcilerinden biri Ganni.

2000 yılında bir kaşmir markası olarak kurulan Danimarka bazlı moda evi, günümüzde yeni neslin en çok tercih ettiği markalardan biri. Fakat bu popülaritesinin nedeni sadece ürettiği rahat, spor, minimal ama aynı zamanda şık parçalar değil. Ganni sosyal ve çevresel duyarlılık ekseninde yaptıklarıyla, ürettikleriyle, bir moda evi olarak sorumluluklarından kaçmayarak z jenerasyonunun favorisi olma yolunda. 

Ganni’nin Moda Anlayışı

Günümüzde modern, feminen ve maskülen dengesini birlikte kullanan, rahatlığın ön planda olduğu dikkat çekici sokak stilleri revaçta. Ganni moda anlayışı olarak tam da bunu size sunuyor. Kreatif direktör Ditte Reffstrup markayı “9 yıl önce kimsenin tanımadığı Kopenhag kızı” olarak tanımlıyor ve şöyle devam ediyor, “Ganni benim, arkadaşlarımın, sokakta gördüğüm insanların bir versiyonu. Sokakta elbisesi ve spor ayakkabılarıyla bisiklete binerken gördüğünüz, eforsuz görünen o kişi.”. 

ganniGanni, ilhamını müşterilerinden alan bir marka. Neyin moda dünyasında popüler olduğuna değil, sokakta popüler olana odaklanan ve her zaman kendi müşterilerinin ulaşabileceği bir çizgide ilerlemeyi hedefleyen bunu yaparken de kadınları birbirini desteklemeye ve ilham vermeye teşvik eden bir marka. Herkesi kucaklayan #GanniGirls kampanyası ise, reklam amacından daha çok bir komünite yaratmayı hedefliyor. 2015 yılında, model Helena Christensen ve Kate Bosworth katıldıkları bir davette aynı Ganni ceketi giydiklerini fark edip bunu Instagram’da #GanniGirls etiketiyle paylaşınca başlayan bu hashtag günümüzde markanın başarı hikayesi olmuş durumda. Ganni kızı diye adlandırdığımız kavram artık sadece bir stil değil, bir davranış ve kendini ifade etme biçimi. Instagram hashtagine göz attığınızda ise gerçekten herkesin kendini en iyi şekilde ifade ettiğine inandığı pozları görmeniz ve ilham almanız mümkün. 

Ganni ve Sürdürülebilirlik

Modanın sürdürülebilirliği hepimizin kafasında ikilem oluştururken, moda dünyayı en çok zehirleyen endüstriyken, hepimizin daha bilinçli tüketimler yapması gerekirken, Ganni çok net bir şekilde ben sürdürülebilir bir marka değilim diyor. İlk duyduğunuzda kulağa kötü gelse de markanın kurucuları Nicolaj & Ditte Reffstrup bu durumu modanın merkezinde yenilik ve tüketim olmasına bunun da sürdürülebilirlikle zıt düşmesine bağlıyorlar. Bu ikilem onları sürdürülebilir bir moda evi olmadıklarını şeffaf bir şekilde söylemeye ama sorumluluklarının farkında olmaya itiyor. Ganni günümüzde sürdürülebilirliği sadece bir etiket olarak kullanan markalardansa, şeffaf bir şekilde geri dönüşüm ve sürdürülebilirlik adına olan çalışmalarını herkesle paylaşıyor. 

ganni

Mağazalarında ikinci el ürün satmaları, tüm plastik paketlerinin geri dönüştürülebilir ve tekrar kullanılabilir olması, döngüsel ekonomi modelini baz almaları, geri dönüştürülmüş kumaş kullanmaları ve koleksiyonlarında aynı desenleri kullanarak insanları önceki sezonlarda aldıkları ürünleri kullanmaya teşvik etmeleri sürdürülebilirlik adına bir markanın yapabileceği en önemli şeylerden bazıları. Ganni bununla da kalmayıp, kendi merkezlerinde geri dönüşümü ihmal etmeyip, kendi mantarlarını yetiştiriyor, kahve kalıntılarından sabun yapıyor ve kendi baharatlarını yetiştiriyor. Markanın kurucuları bunların aslında bir moda evi olarak sorumlulukları olduğunu her fırsatta belirtiyor. Bu süreci ise en şeffaf şekilde takip etmenize olanak sağlıyor. Kendi sitelerinde yayınladıkları sorumluluk projeleri ve hedefleri doğrultusundaki raporlara göz atabilirsiniz. 

Ganni’nin sürdürülebilirlik adına sosyal ve çevresel etkileri göz ardı edilebilecek gibi değil. Birkaç gün önce artık B Corp sertifikalı olduklarını açıklayan marka, toplamda 200 üzerinden 90.6 alarak bu başarılarını kutlasa da daha yapabileceğimiz çok fazla şey var bu yolda diyerek şimdiden kendilerine 150/200 hedefi koymuş durumda.

B Corp sertifikası kâr amaçlı şirketlerin sosyal ve çevresel performanslarına göre puanlanarak verilen özel bir sertifika. Şirketlerin bu sertifikayı alabilmek için en başta şeffaflık ilkesini gerçekleştirmeleri bekleniyor. Ganni de B Corp sertifikalı şirketler arasına girerek sosyal ve çevresel çalışmalar, şeffaflık ve çevresel sorumluluk adına en yüksek standartları sağladığını gösterdi. Markanın kurucusu Nicolaj Reffstrup “B Corp sertifikalı olmak takım olarak kendi sorumluluklarımız adına çıktığımız bu yolda göstermiş olduğumuz çalışmaların bir beyanı. 90.6 puana ulaşmak kutlanması gereken bir başarı ama önümüzde hala gidilecek uzun bir yol var.” Diyerek markanın çalışmalarına devam edeceğini duyuruyor.           

İşbirlikleri

Ganni kendinden söz ettirmeye projeleri ve kampanyalarıyla da devam ediyor. Ahluwalia, New Balance, Vestiaire Collective, Juicy Couture gibi isimlerle yaptığı kampanyaların ardından şimdi de karşımıza Levi’s ile çıkıyor. Kampanya yüzü olarak z kuşağının en sevilen influencerı Emma Chamberlain ile çalışan Ganni, bu koleksiyonda doğadan ilham alarak sürdürülebilirliğe odaklanıyor. 8 parçadan oluşan koleksiyonda organik pamuk ve bitki özlü doğal boyalar kullanılmış. İskandinav tarzını Amerikan tarzıyla buluşturan koleksiyon beğenileri topladı. Denim sektörü çevresel açıdan gerçekten büyük bir tehdit oluşturuyorken, denim markalarını böyle sürdürülebilir iş birliklerinde görmek hepimiz için çok sevindirici. 

Ganni’nin bugünkü popülaritesinde üretilen parçaların elbette payı var, ama en büyük pay Ganni’nin bir markadan çok bir yaşam tarzı satmasında. Bize modayı severken sürdürülebilirliği, geri dönüşümü unutmadan tüketimlerimizi bilinçli yapabileceğimizi gösteren, şeffaf ve sorumlulukların farkında bir marka Ganni. Gerek ürünlerinin fiyatlandırmasıyla gerek komünitesini herkese açmasıyla ve herkese modanın temelinde yatan kendini ifade etme özgürlüğünü sağlamasıyla Z jenerasyonunun kalbini kazandı diyebiliriz. Geriye dönüp baktığımızda, Ganni her zaman hikayesi olan bir moda evi olarak anılacak. Ganni gibi sorumluluklarının farkında, yeni neslin sesini duyan, yaratıcı ve duyarlı markaların çoğalması ise en büyük dileğimiz.        

Kaynakça: 

https://graziadaily.co.uk/fashion/news/ganni-scandi-brands/

https://www.voguescandinavia.com/articles/who-are-the-gannigirls-and-how-have-they-evolved

https://www.ganni.com/en/ganni-girls.html

https://www.thezoereport.com/fashion/ganni-levis-collection

https://www.ganni.com/en-de/ganni-b-corp-certification.html

https://en.wikipedia.org/wiki/B_Corporation_(certification)

Selin Akyurt

Ted Üniversitesi’nde Bilgisayar Mühendisliği öğrencisiyim. Modaya olan ilgim dolayısıyla İMA ve Vakko ESMOD’dan eğitimler aldım. Styling ve moda editörlüğü alanlarında ilerlemek istiyorum.

Henüz Yorum Yok

Cevap Bırak

E-Posta adresiniz yayımlanmayacak.