Kalemin Gücü Adına! Güç Moda Yazarında!

Otto von Busch, Moda Praksisi adlı kitapta moda ile güç kavramı arasındaki ilişkiyi “Güç Vogue dergisinden çıkar.” şeklinde özetler. Modayla magazin dünyası arasındaki ilişkileri beyaz perdeye taşıyan ‘Şeytan Prada Giyer‘ filminin izleyenlere aktardığı bakış açısı bu yoruma benzerliğiyle dikkat çekicidir. Hatta bir nevi Von Busch’un yaklaşımını da doğrular niteliktedir.

Trilyon dolarlık moda endüstrisini şekillendiren 500 ismi sıralayan Business of Fashion’ın BoF500 listesinde de durum pek farklı değil. Listedeki aktörler rollerine göre değerlendirildiğinde basın-yayın organlarındaki kariyerleri ile Bof500’e dahil olan 66 kişi bulunuyor. Tasarımcılar, modeller gibi farklı kategorilerin yer aldığı listede; medya grubunun, 39’ar kişiden oluşan perakende sektörü ya da model alt sınıflarından daha fazla kişiyi bünyesinde barındırması bir tesadüf değil. Moda sisteminde iletişimin gücünü gözler önüne seren bir diğer işaret aslında.

Küresel modanın medya kanalına yön veren bu grupta Vogue ve diğer moda dergilerinin editörlerinin yanı sıra, bloggerlar, moda eleştirmenleri, gazetelerin moda editörleri ve pek tabii ki moda yazarları var.

Kimdir moda yazarı?

Moda Kariyeri’nin mayıs ayının ilk haftasında düzenlediği 17. Moda Kürü’nde moda sistemini kalemiyle şekillendiren moda yazarının dünyasını keşfe çıktık. Kür’e anlatımıyla renk katan konuşmacı ise sektörün ilk moda dergilerinden Harper’s Bazaar ve Vogue’a yazılarıyla katkıda bulunan moda yazarı Seda Yılmaz’dı.

On yılı aşkın süredir birçok farklı yayında modayı yazan Yılmaz, kendi deneyimlerinden yola çıkarak katılımcılara Moda yazarı kimdir?, Moda nasıl yazılır?, Sektörde nasıl kariyer edinilir? gibi soruların cevaplarını aktardı. Tabii ki kendine has samimi üslubu ile.

 Eğitim

Çalışacağınız işin eğitimini almak kesinlikle önemli. Ama günümüz şartlarında elinizdeki diploma size tüm iş olanaklarının kapısını açacak sihirli bir anahtar değil. Sizin gibi mezun olan sınıf arkadaşlarınızın arasından sıyrılmak ve ön plana çıkabilmek için çaba sarf etmek şart.

Bu noktada öğrencilik hayatınız boyunca yaptığınız stajlar önem kazanıyor. O yüzden işin tekniğini öğreneceğiniz eğitim kurumunuzu seçerken sunduğu staj imkanlarını da araştırmayı ihmal etmeyin.

Bir diğer önemli husus ise okuldaki vaktinizi nasıl geçirdiğiniz. Yani sosyal bir öğrenci miydiniz? Yoksa sadece derslere girip not tutan, ara sınavlara az, finallere çok çalışan biri mi?

Her ne kadar çalışkan olmak önemli olsa da hayat sadece çalışmaktan ibaret değil. Dersler haricindeki zamanınızı çeşitli aktiviteler, sosyal kulüpler vasıtasıyla renklendirip hem iç dünyanızı zenginleştirmek hem de çevrenizi genişletmek sizi gelecekteki kariyer hedeflerinize taşıyacak olan ilk adımlar arasında.

İş Başvurusu

Okul bitti, çalışma zamanı. Stajlar, sosyal faaliyetler ile dolu dolu geçmiş bir öğrencilik hayatını içeren bir özgeçmişi iyi bir diploma ile taçlandırdınız. Yeterli mi?

Sorunun cevabı, André Wheeler’ın geçtiğimiz aylarda fashionista.com sitesinde yayınlanan ve nasıl moda yazarı olunur konusunu işlediği ‘How To Be A Fashion Journalist In 2017‘ adlı makaleden. Vogue’daki iş görüşmesinden edindiği tecrübeyi aktaran ise yeni mezun Hannah Rogers.

Mülakat esnasında “İyi de yazdıkların nerede?” sorusuna bir yanıtı olmayan Rogers, iş görüşmesinin ardından kendi kişisel blogunu oluşturur ve yazmaya başlar. Böylelikle Rogers, ilerleyen dönemdeki görüşmelere ilkinden daha hazırlıklı olarak katılır.

Kişisel blogların başlangıç aşamasında sahip oldukları amatör görüntü sizi bu işe başlamaktan alıkoyabilir. Ama makalenin yazarı Wheeler’ın da altını çizdiği gibi bu tip çalışmaların sizleri profesyonel yazarlık hayatınıza hazırlayacağını göz ardı etmemek gerekli. Yaptığınız her pratik kalitenize katkı sağlayacaktır.

Nasıl Yazılır?

Aklınıza ilk gelen kağıt kalemi elinize almak, ya da bilgisayar da boş bir çalışma sayfası açıp klavyenin tuşlarına tıklamak değil mi? Kesinlikle bunun da sırası gelecek ama bunlar ilk adım değil.

Okumakla yazmak el ele!

Yılmaz’ın iki eylem arasındaki ilişkiyi özetleyişidir “Okumakla yazmak el ele!”. Buradan hareketle yazmanın başlangıç noktasını okumak olarak belirleyebiliriz. Zaman ilerledikçe bu ikilinin arasındaki hareket bir döngüye dönüşecek.

Okurken öğrendiklerinizi kendi değerlendirmenizle yazıya aktaracak, yazarken bir yandan düşünecek ve düşünürken aklınıza takılanları araştırmak için tekrar okumaya başlayacaksınız. Bu kapalı çevrim içindeki hareketi özümseyerek yazdıklarınızı daha değerli kılmaksa sizin elinizde.

Algılarınızı eğitin!

Yılmaz’ın değindiği bir diğer konu da algılarımızın yazmadaki rolü. Algılarınızı eğitmek, okuduklarınıza sadece bir okur değil aynı zamanda bir yazar gözüyle bakabilme yeteneği kazandıracak. Aksi takdirde edineceğiniz kimlik okur vasfının ötesine geçemez.

Bu eğitim ayrıca gözlemleme ve etrafınızda olup bitenleri değerlendirme kabiliyetinizi de geliştirmenize katkı sağlayacak. Bu sayede bir süre sonra sadece okuduklarınız değil modayla direk ilintili olmayan bir film, bir sanat galerisi ya da bir müze hazırlayacağınız yazılarda kimi zaman size kılavuzluk edecek kimi zaman ise konuya daha geniş bir perspektiften yaklaşmanıza yardımcı olacak. Böylece yazılarınızın ruhunu özgür karakterini özgün kılacaksınız.

Not alın!

Okurken kitapların altını çizebilirsiniz. Ama şunu hatırlatmakta fayda var ki yazmaya başladığınızda neyi nerde okumuştunuz, o sözü kim söylemişti gibi sorular için sürekli kitap sayfalarını kurcalamak bir süre sonra yorucu hale gelecektir. Bunun için iyisi mi okumaya başladığınız anda not alacağınız defteriniz ya da bilgisayarınız yanınızda hazır olsun.

Aslında okuduğunuz, araştırdığınız, incelediğiniz, gözlemlediğiniz her şey yazarken ihtiyaç duyacağınız veri yığınının hammaddesi. Mesela geçenlerde kahve almak için sırada beklerken arkamdaki üç kız arkadaşın aralarındaki konuşma tam da bunun hakkındaydı. Bir tanesi elinde on dört makale yazacak kadar veri olduğundan bahsediyordu.

Not almayı bir alışkanlık haline getirdiğinizde kendinize özel ve özgün bir veri bankası inşa etmiş olacaksınız. Malum data çağımızın modası.

Freelance mi? Tam zamanlı mı?

Medyanın basılı kaynaklardan dijital ortamlara göçü, yayınların sayısında ve akış hızında yadsınamayacak bir artışı da beraberinde getirdi. Ama bu trafiğe rağmen modanın medyasındaki hakim görüş daha az personel ile daha çok içerik üretmeye dayanıyor.

Ama kadrolu çalışan sayısını düşük seviyede tutmaları dışardan destek almalarının önünde bir engel değil. Örneğin Yılmaz tam zamanlı olarak farklı dergilerde çalıştığı yılların ardından şu anda sektörün önde gelen dergilerine freelance yazar olarak katkıda bulunuyor.

Her ne kadar mesai kavramı olmadan, istediğiniz yerde çalışabilme özgürlüğü cezbedici olsa da her iki çalışma programının kendine has avantajları ve dezavantajları olduğu göz ardı edilmemeli.

Özetle; moda yazarı bir iş gününü moda defilelerinde, marka tanıtım günlerinde, görkemli davetlerde geçiren kişi değildir. Her ne kadar dışarıdan görünen bu olsa da gerçekler masa başında bir çalışma hayatıyla daha çok özdeşleşmektedir.

Bunun yanı sıra kıyafetlere olan ilginiz modaya dair yazılar üretmenize yardımcı olabilir. Ama bu ilgi moda ekosisteminde özgün bir yazar kimliği edinmek için başlı başına yeterli değil. Bu nedenle çeşitli konulara merak duymanın, farklı konuları araştırmanın, algılarınızı her daim açık tutmanın ve geniş bir bakış açısına sahip olmanın moda yazarlığı kariyerinizi daha sağlam temeller üzerine inşa etmenize yardımcı olacağının bir kez daha altını çizelim.

Kaynaklar:

Otto Von Busch vd. , Moda Praksisi (Yeni İnsan Yayınevi)

Bof 500 2016 Listesi, (https://www.businessoffashion.com/community/bof500/2016)

Moda Kariyeri, Moda Kürü #17 Seda Yılmaz İle Moda Yazarlığı

İstanbul Moda Akademisi, Moda Editörlüğü/Yazarlığı Seda Yılmaz Röportajı(https://vimeo.com/125888892)

André Wheeler, How To Be A Fashion Journalist In 2017, (https://fashionista.com/2017/02/fashion-editor-journalism-career-tips)

Burcu Rumelioğlu
Burcu Rumelioğlu

İstanbul'da doğdu. Lisans eğitimini iletişim mühendisliği, yüksek lisansını siyasi tarih alanlarında tamamladı. Lojistik üzerine aldığı bir senelik eğitimin ardından malzeme yönetimi ve tedarik zinciri alanlarında çalışmaya başladı. Farklı alanlarda tecrübe kazanmak, farklı coğrafyalarda yaşamak ve farklı kültürlerle buluşmak, biriktirdiği bilgi ve deneyimin artmasına katkı sağladığı gibi düşüncelerine de temel oluşturdu. 2016'dan beri bu temelden yola çıkarak ilgi alanı olan moda, kariyeri olan lojistik ve bu ikilinin iş dünyası hakkında yaptığı araştırmalarını yazıyor.

Henüz yorum yok

Yorum yap

Email adresin yayınlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.